Etkinliğin koordinatörlüğünü üstlenen Oğulcan Koçyiğit, ilk olarak Soma için bir kısa film çekmek istediklerini ancak içinde bulundukları zaman diliminde bunun zor olacağını belirterek, hazır film etkinliği yapmak istediklerini söyledi. Koçyiğit ayrıca, Soma'daki çocuklar için oyuncaklar göndereceklerini ve etkinlikte toplanan gelirlerle, Soma'ya çocuklar için bir oyun parkının yapılacağını sözlerine ekledi.
Dördüncü kuvvet medyanın dört sesi
Özge Kılıç Sinem Genç Bürde Özçakır Hakan İnci
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Bahçeşehirli öğrencilerden Soma'ya destek
Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri, Soma'da yaşanan olaylara karşı duyarlı davrandı. Okulun sinema-televizyon bölümü öğrencilerine ait Kısa Kes organizasyonu, geliri Soma'ya gönderilecek olan bir sinema etkinliği düzenledi.
Etiketler:
Bahçeşehir,
Kısa Kes.,
sinema etkinliği,
Soma
13 Mayıs 2014 Salı
Görme engelliler anneler gününde toplandı
Altınokta Körler Derneği İstanbul Şubesi, hem anneler günü haftası hem de engelliler haftası anısına bir etkinlik düzenledi.
Altınokta Körler Derneği'nin Mecidiyeköy'de bulunan şubesinde, birçok üyenin katılımıyla bir kahvaltı organizasyonu düzenlendi. Kahvaltıya derneğin başkanı Ziya Özdem ve yardımcısı Yüksel Başkesen de katıldı. Kahvaltı esnasında derneğin kadın üyelerine, anneler gününe özel hediyeler verildi. Kahvaltı sonrasında ise, yine dernek üyelerinin katılımıyla bir protesto yürüyüşü gerçekleştirildi. Mecidiyeköy'deki Karkuyu Otobüs Durağı'nın yerini protesto eden üyeler, burada engelliler için kaza riskini fazla olduğunu söylüyorlar. Üyelerin talebi ise, durağın yerinin biran önce değiştirilmesi yönünde. Yürüyüş, Mecidiyeköy Trumph Towers Alışveriş Merkezi'nin önünde son buldu.
Altınokta Körler Derneği'nin Mecidiyeköy'de bulunan şubesinde, birçok üyenin katılımıyla bir kahvaltı organizasyonu düzenlendi. Kahvaltıya derneğin başkanı Ziya Özdem ve yardımcısı Yüksel Başkesen de katıldı. Kahvaltı esnasında derneğin kadın üyelerine, anneler gününe özel hediyeler verildi. Kahvaltı sonrasında ise, yine dernek üyelerinin katılımıyla bir protesto yürüyüşü gerçekleştirildi. Mecidiyeköy'deki Karkuyu Otobüs Durağı'nın yerini protesto eden üyeler, burada engelliler için kaza riskini fazla olduğunu söylüyorlar. Üyelerin talebi ise, durağın yerinin biran önce değiştirilmesi yönünde. Yürüyüş, Mecidiyeköy Trumph Towers Alışveriş Merkezi'nin önünde son buldu.
4 Mayıs 2014 Pazar
Gezi direnişinin Bakırköy'deki oluşumu: Bakırköy Halk Meclisi
Gezi Parkı eylemlerine katılanlar tarafından kurulan bu oluşum Bakırköy ve çevresindeki sorunlara çözüm arıyor
Bakırköy Halk Meclisi, kardeşlik, dostluk ve dayanışma duygularıyla, siyasi parti ayrımı yapmadan yerel ve genel tüm sorunlara karşı hareket eden bir ekip olarak göze çarpıyor. Bakırköy Halk Meclisi ekibi, her perşembe akşamı Bakırköy Kartaltepe Parkı'nda toplantı yapıyor ve gündemlerindeki sorunları tartışıyor.
Yeşil alanlar korunmaya çalışılıyor
Bakırköy Halk Meclisi, son günlerde İstanbul'un Ataköy ve Florya ilçelerinde imara açılan yeşil alanları korumak için çeşitli çalışmalar içerisinde. Bu ilçelerdeki yeşil alanların yok olmaması için, ilçe sakinlerinden imza toplayan ekip, eylemler düzenleyerek devlete geri adım arttırma çabasında bulunuyor. Şu ana kadar, Ataköy ve Florya sakinlerinin de desteğini alan ekip, topladıkları çok sayıda imzayı gerekli yerlere ulaştırarak, burada yapılmak istenen inşaat çalışmalarını başlamadan durdurmak istiyor.
Dört Ses ekibi olarak Bakırköy Halk Meclisi forumuna katılıp, yetkili kişilerle bu oluşumu ve yaptıkları çalışmaları konuştuk:
Bakırköy Halk Meclisi, kardeşlik, dostluk ve dayanışma duygularıyla, siyasi parti ayrımı yapmadan yerel ve genel tüm sorunlara karşı hareket eden bir ekip olarak göze çarpıyor. Bakırköy Halk Meclisi ekibi, her perşembe akşamı Bakırköy Kartaltepe Parkı'nda toplantı yapıyor ve gündemlerindeki sorunları tartışıyor.
Yeşil alanlar korunmaya çalışılıyor
![]() |
| Bakırköy Halk Meclisi'nin Ataköy'deki eylemi |
Dört Ses ekibi olarak Bakırköy Halk Meclisi forumuna katılıp, yetkili kişilerle bu oluşumu ve yaptıkları çalışmaları konuştuk:
27 Nisan 2014 Pazar
Türkiye tehdit altında mı?
Günümüzde en büyük enerji kaynağı olan nükleer santraller, aynı zamanda insan hayatını önemli derecede etkileyen sorunları da barındırıyor. Türkiye'de, Sinop'a ve Akkuyu'ya yapılması planlanan nükleer santraller için endişelerin çok yüksek seviyede olması göze çarpıyor.
Nükleer santrallerden enerji üretiminin başlıca sorunları olarak, çok sayıda ağacın kesilerek ekolojik düzenin bozulması, santrallerin düzgün çalışmaması sonucu ortaya çıkan radyoaktif atıkların atmosfere kolayca yayılması görülüyor. Bu tip problemlerin de insan yaşamını kolayca tehdit ettiği ve çevreye çok büyük zararlar verdiği belirtiliyor. Özellikle deprem riskinin yüksek olduğu Türkiye'de, nükleer santrallerin varlığı da önemli bir risk taşıyor.
Nükleer santrallerin yapımının ne tür sorunlara yol açtığını ve Türkiye'yi nasıl etkileyeceğini Pangea Ekoloji Platformu'ndan Emek Durmuşoğlu ve Erhan Kahraman ile konuştuk:
Çernobil Faciası unutulmadı
26 Nisan 1986'da meydana gelen, bir milyon kişinin öldüğü ve yüz binlerce insanın çeşitli hastalıklara yakalandığı Çernobil faciasının 28. yıldönümü Kadıköy'deki yürüyüşle anıldı. Çeşitli ekoloji platformlarından gelen çok sayıda insan Kadıköy sahilinde toplanarak, Çernobil anısına ve yapılması planlanan nükleer santrallere çeşitli sloganlar attı.
![]() |
| Çernobil faciası 28. yılında yine unutulmadı |
Nükleer santrallerden enerji üretiminin başlıca sorunları olarak, çok sayıda ağacın kesilerek ekolojik düzenin bozulması, santrallerin düzgün çalışmaması sonucu ortaya çıkan radyoaktif atıkların atmosfere kolayca yayılması görülüyor. Bu tip problemlerin de insan yaşamını kolayca tehdit ettiği ve çevreye çok büyük zararlar verdiği belirtiliyor. Özellikle deprem riskinin yüksek olduğu Türkiye'de, nükleer santrallerin varlığı da önemli bir risk taşıyor.
Nükleer santrallerin yapımının ne tür sorunlara yol açtığını ve Türkiye'yi nasıl etkileyeceğini Pangea Ekoloji Platformu'ndan Emek Durmuşoğlu ve Erhan Kahraman ile konuştuk:
Çernobil Faciası unutulmadı
26 Nisan 1986'da meydana gelen, bir milyon kişinin öldüğü ve yüz binlerce insanın çeşitli hastalıklara yakalandığı Çernobil faciasının 28. yıldönümü Kadıköy'deki yürüyüşle anıldı. Çeşitli ekoloji platformlarından gelen çok sayıda insan Kadıköy sahilinde toplanarak, Çernobil anısına ve yapılması planlanan nükleer santrallere çeşitli sloganlar attı.
22 Nisan 2014 Salı
Cumartesi Anneleri kayıp yakınlarını arıyor
Cumartesi Anneleri, 27 Mayıs 1995 yılından bu yana her cumartesi Taksim'de, göz altında kaybedilen ve faili meçhul şekilde katledilen yakınlarının sorumlularının bulunarak yargılanması için toplanıyorlar.
Hukuksuzluğu meşru görenleri her zaman protesto eden Cumartesi Anneleri, Arjantin'de 1976 yılındaki askeri darbeden bir yıl sonra, kayıp yakınlarının bulunması için her perşembe Plaza Del Mayo Meydanı'nda toplanan büyükannelerden esinlenerek oluşmuştur.
Kayıp çocuklar için toplandılar
Cumartesi Anneleri 473. haftasında, kayıp çocukların faillerinin bulunup yargılanması için toplandı. Yaklaşan 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın anısına, gözaltında kaybedilen çocuklarının her birinin isimleri okunarak, onlar adına balonlar atıldı. Çocukların kendileri için ne kadar değerli olduğunun vurgulanması amacıyla çeşitli konuşmalar yapıldı.
Cumartesi Anneleri için her hafta Taksim'e gelen, 1995 yılında babasının kaçırıldığını söyleyen ve bir daha da haber alamadıklarını belirten Besna Tosun'la yaptığımız röportaj şu şekilde:
Hukuksuzluğu meşru görenleri her zaman protesto eden Cumartesi Anneleri, Arjantin'de 1976 yılındaki askeri darbeden bir yıl sonra, kayıp yakınlarının bulunması için her perşembe Plaza Del Mayo Meydanı'nda toplanan büyükannelerden esinlenerek oluşmuştur.
Kayıp çocuklar için toplandılar
Cumartesi Anneleri 473. haftasında, kayıp çocukların faillerinin bulunup yargılanması için toplandı. Yaklaşan 23 Nisan Çocuk Bayramı'nın anısına, gözaltında kaybedilen çocuklarının her birinin isimleri okunarak, onlar adına balonlar atıldı. Çocukların kendileri için ne kadar değerli olduğunun vurgulanması amacıyla çeşitli konuşmalar yapıldı.
Cumartesi Anneleri için her hafta Taksim'e gelen, 1995 yılında babasının kaçırıldığını söyleyen ve bir daha da haber alamadıklarını belirten Besna Tosun'la yaptığımız röportaj şu şekilde:
13 Nisan 2014 Pazar
Antikapitalist bir oluşum: Komşu Kafe Kolektif
Komşu Kafe, İstanbul Kadıköy'de, patronsuz, çalışansız, müşterisiz ve fiyatsız bir şekilde var olan bir mekan olarak göze çarpıyor.
| Komşu Kafe'nin amaçlarını ortaya koyan manifestosu |
Komşu Kafe, Aralık 2013'ten bu yana, tamamen kolektif bir şekilde, altı kişi tarafından işletiliyor. Kafe adına bütün kararlar altı kişi tarafından ortaklaşa bir şekilde alınıyor. Kafede çalışanlardan biri olan Ercan, temel amaçlarının, Gezi Parkı olaylarından bu yana artan dayanışma olgusunu ön plana çıkarmak olduğunu vurguladı. Komşu Kafe, herkesin gelebileceği ortak bir dayanışma alanı olarak kabul ediliyor. Burada her insanın birbiriyle tanışması, kaynaşması ve ortak bir şeyler paylaşması, kafenin en büyük özelliği. Bu sayede, mekan da çok renkli bir hal alıyor.
Komşu Kafe, bir antikapitalist oluşum olarak göze çarpıyor. Ercan, kafede kesinlikle hiyerarşik bir düzen bulunmadığını, bir patronun veya en çok yetkili bir isimden söz etmenin mümkün bile olmadığını söyledi. Ercan ayrıca, gelen insanlar istedikleri gibi yemek yapabildiğini, kendilerini evlerindeki mutfaktaymış gibi hissedebildiğini, bunun da kendilerini fazlasıyla mutlu ettiğini dile getirdi.. Kafede en göze çarpan da ücret meselesi. Ercan, kafeye gelen insanların, adeta gönüllerinden ne koparsa o kadar verme lüksüne sahip olduğunu, insanların ücret konusunda hiçbir şekilde zor durumda kalmadıklarını belirtti. Kendisi, burada esas önemli olan noktanın kapitalizmden ayrı, alternatif ekonomiye katkıda bulunabilmek olduğunu söyledi.
Komşu Kafe iki katlı bir mekan olarak göze çarpıyor. Kafenin alt katında, gelen müşterilerin oturabileceği koltuklar ve masalar bulunuyor. Kafenin mutfağı da yine alt katta. Mutfağın herhangi bir kapısı yok ve kafede bulunan herkesin yemek yapabileceği, bulaşık yıkayabileceği bir durum söz konusu. Mekanın dekorasyonu ve orada bulunan tüm eşyalar (oturma koltuklarından tutun, mutfaktaki eşyalara kadar) kafeyi açanlara ait.
Komşu Kafe'nin üst katı daha geniş ve ferah bir yer olarak dikkat çekiyor. Üst kat tamamen bir evin odası gibi dizayn edilmiş durumda. Daha çok evde oturulan koltuklardan oluşuyor. Burada aynı zamanda büyük bir kitaplık da bulunuyor. Kafeye gelen insanlar, bu kitaplıktan istedikleri gibi kitap alıp okuyabiliyorlar. Kafenin üst katı daha sessiz ve sakin olduğundan, burada kitap okumak daha rahat olabiliyor. Kitaplıkta ise Türkçe, İngilizce, Almanca ve Fransızca kitaplar bulunuyor.
Komşu Kafe'ye her gün çok sayıda insan geliyor. Kafede bulunan müşterilerin, bu oluşum ve mekan hakkındaki görüşleri şu şekilde:
| İnsanlar kafenin mutfağını diledikleri gibi kullanabiliyorlar |
| Komşu Kafe hakkında görüş, öneriler ve bahşiş için konular kutu |
| Komşu Kafe'de bulunan bu panoya insanlar çeşitli isteklerini ve arayışlarını da yazabiliyorlar |
| Komşu Kafe'de insanlar tarafından yapılan kara kalem dergileri ve rozetler de satılıyor |
| Kafenin çeşitli yerlerinde bu tip mesajlar görebilmek de mümkün |
| Kafede Berkin Elvan'ın kara kalemle çizilmiş bir portresi de bulunuyor |
Komşu Kafe Kolektif'in kendisine özgü amaçlarını ortaya koyan manifestosu ise şu şekilde:
"Biz bir kolektifiz; yani burada patron, şef, uzman ve hiyerarşi yok. Bütün kararlar konsensus ile alınıyor ve bütün katılımcıların karar süresince eşit katılımı gözetiliyor. Artık sömürülmeyi kabul etmiyoruz.
Şehirde, tanışmak, konuşmak ve paylaşmak için daha fazla alana ihtiyaç olduğuna inandığımızdan, Komşu Kafeyi ortak bir alan olarak tanımlıyoruz. Otoriter, ayrımcı, seksist ve transfobik olmamak kaydıyla, herkese ve bütün fikirlere kapımız açık ve hepsini önemsiyoruz. Açık kafalar ve açık kulaklarla daha fazla iletişim yaratabileceğimiz, her çeşit şiddetin ve nefretin yer bulmadığı bir alan oluşturmanın peşindeyiz.
Bu kapitalist düzende her şeyi "fiyat"la ölçmeye itildik. Oysa herhangi bir para miktarı, hayatımızdaki şeylere atfettiğimiz değerin karşılığı olabilir mi? Bir şeylerin ne zaman, nasıl değer kazandığına ancak kişisel olarak karar verilebilir. Haydi gelin, müşteri ve sahip haline girmektense, bu deneyimin ve bu mekanın açık kalabilmesinin sorumluluğunu birlikte paylaşalım. Ne kadar ödeyebileceğiniz veya ödemek isteyeceğinize karar vermeyi sizlere bırakıyoruz.
Komşu Kafe Kolektifi alternatif ekonomiye bir katkıdır. Dolayısıyla, temel olarak diğer kolektif çalışmaları, yerel üreticileri ve dayanışma ağlarını desteklemek çabasındayız. Bu amacımızda yeni kolektif projelerin hayal bulmasına katkı sunabilmektir.
Haydi dayanışmayı, eşitliği ve iletişimi hep birlikte yaratalım!"
27 Mart 2014 Perşembe
Beşiktaş'ta bir işgal evi
Bir grup üniversite öğrencisi, Beşiktaş'ta, Berkin Elvan anısına eski, kullanılmayan bir binayı işgal etti ve eve "Berkin Elvan Öğrenci Evi" adı verildi. Berkin Elvan Öğrenci Evi, Don Kişot ve Caferağa'dan sonra Türkiye'de üçüncü işgal evi olma özelliğini taşıyor.
Berkin Elvan Öğrenci Evi, Ali İsmail Korkmaz'ın doğum gününe ve 1871'de Paris Komünü işgaline denk gelen 18 Mart tarihinde işgal edildi. Berkin Elvan Öğrenci Evi, farklı üniversitelerde okuyan gençler tarafından 24 saat kollektif bir şekilde ayakta tutulmaya çalışılıyor. Berkin Elvan Öğrenci Evi her kesimden insana açık durumda ve evde hiçbir siyasi afiş ve bayrak bulunmuyor. Evin kapısında ve dış yüzeyinde, Berkin Elvan'la ilgili çeşitli pankartlar ve evin ihtiyaçlarının bulunduğu bir liste yer alıyor.
Öğrenciler, büyük bir dayanışma örneği sergileyerek evi daha da kullanabilir hale getirmeye çalışıyorlar. Ev her gün temizleniyor, kendi aralarında yemekler yapılıyor. Öğrenciler her akşam kendi aralarında forum adını verdikleri toplantılar yaparak, evin kalkınabilmesi için fikirler üretiyorlar. Öğrencilerin çevredeki insanlarla olan ilişkileri de bir hayli iyi durumda. Öğrenci evinin çevresinde yaşayan insanlar, orada bulunan gençlere sürekli erzak getiriyor.
Berkin Elvan Öğrenci Evi'nden çeşitli görüntüler ve sürekli orada bulunan öğrencilerden Dilan Mehmetoğlu'nun, evin durumu ve amaçları hakkında söyledikleri sözler şu şekilde:
Berkin Elvan Öğrenci Evi'nden fotoğraflar:
Berkin Elvan Öğrenci Evi, Ali İsmail Korkmaz'ın doğum gününe ve 1871'de Paris Komünü işgaline denk gelen 18 Mart tarihinde işgal edildi. Berkin Elvan Öğrenci Evi, farklı üniversitelerde okuyan gençler tarafından 24 saat kollektif bir şekilde ayakta tutulmaya çalışılıyor. Berkin Elvan Öğrenci Evi her kesimden insana açık durumda ve evde hiçbir siyasi afiş ve bayrak bulunmuyor. Evin kapısında ve dış yüzeyinde, Berkin Elvan'la ilgili çeşitli pankartlar ve evin ihtiyaçlarının bulunduğu bir liste yer alıyor.
Öğrenciler, büyük bir dayanışma örneği sergileyerek evi daha da kullanabilir hale getirmeye çalışıyorlar. Ev her gün temizleniyor, kendi aralarında yemekler yapılıyor. Öğrenciler her akşam kendi aralarında forum adını verdikleri toplantılar yaparak, evin kalkınabilmesi için fikirler üretiyorlar. Öğrencilerin çevredeki insanlarla olan ilişkileri de bir hayli iyi durumda. Öğrenci evinin çevresinde yaşayan insanlar, orada bulunan gençlere sürekli erzak getiriyor.
Berkin Elvan Öğrenci Evi'nden çeşitli görüntüler ve sürekli orada bulunan öğrencilerden Dilan Mehmetoğlu'nun, evin durumu ve amaçları hakkında söyledikleri sözler şu şekilde:
Berkin Elvan Öğrenci Evi'nden fotoğraflar:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





